Kadir AKYOL

Akyol, sanat tarihinde portre geleneğinin mirasını, olağanüstü zenginlikte bir kaynak olarak kullanıyor. Genç sanatçıyı öne çıkaran, farklı tarihsel dönemlerden ve kültürel bağlamlardan seçtiği imgeleri, son derece özgün bir dille bir araya getiriyor olmasıdır. Tuvallerinde popüler kültürün ve geleneksel yaşantının, popüler olanın ve modern resmin, lirizmin ve ironinin unsurları dinamik bir uyum içinde yan yana geliyor. 
 
Sanatçının, ilk dönem portreleri Türkiye’de neo- liberal ekonomiyle birlikte yaygınlaşan popüler kültürün gündelik yaşamı etkilemeye başladığı 80’li yıllardan izler taşıyor. Söz konusu seride Akyol’un tek kanallı devlet televizyonunun renkli açılış ekranı üzerine yaptığı portreler ve portrelerin üzerine uyguladığı tekstil desenleri dikkati çekiyor. Türkiye figüratif resim sanatının belleğinden çıkagelmiş, geleneksel kostümler içindeki figürler giderek kutsallığını yitiren bir dünyada bağlamlarını kaybetmiş imgelere dönüşüyor. Akyol, Neşet Günal resminin Andy Warhol’la buluşması gibi imkansız bir arzuyu, gerçeküstücü bir deneyime dönüştürmeyi başarıyor. 
 
Kadir Akyol portrelerine, değişimin kaçınılmazlığını, insanın uyum sağlama gücünü, şimdiki zamanın enerjisini yükler. Eserleri izleyici ile diyalog halindedir. İzleyeni ile içten ve nezaketli bir etkileşim kurar.
 
Akyol’un ilk dönem çalışmalarında fotoğrafın nesnesine sadakatinden kaynaklanan biriciklik duygusu, seri üretim ve hızlı tüketim dünyasının sıradanlığı içinde yitip gitmek üzere gibi görünür. Portrelerinde ifadelerin biricikliği, bakışlardaki derinlik ve dantel örtülerin loşluğu, fondaki geometrik, parlak ve renkli gerçekliğin anonim ışığı tarafından tehdit edilmektedir. Yüzleri ikinci bir deri gibi örten dantelin kırılganlığı, nostaljik bir maskeden başka bir şey değildir. Bu peçeler, örtüler, perdeler öznelliği korumaya çalışmaktadırlar. 
 
Akyol’un yeni seri portrelerinde, yüzlerdeki dantel doku yerini canlı, parlak renk vuruşlarına bırakır. Bu vuruşlarla perde yırtılmış, büyü bozulmuştur. Öznenin biricikliği yerini ideal genç kadın yüzlerinin anonim nesnelliğine bırakmıştır. Bakış taşıyıcısı özne yerine, bakışın nesnesi olan güzellik geçmiştir. Güzelliğin zemini, fonu, derinliği, tarihi, yaşı yoktur. Andy Warhol, Richard Phillips’in çizgisine yerleşen bu portreler zevk, haz, arzu gibi isimler taşırlar. Bu isimler, resmilerin cazibesini ve izleyene sunduğu mutluluk vaadini arttırır. Sonuçta zafer arzunun olur. Akyol’un eserleri izleyicisini gizemini yitirmiş bir dünyanın yaralanmaz ve yaşlanmaz çıplaklığını kutlamaya davet eder. 
 
Akyol, global bir dünyada Sevilla, İstanbul ve Mersin arasında mobil bir sanatçı olarak lokal tadlardan vazgeçmeyen ancak düyadaki güncel üretimleri de alımlayan işler üretir. Bu sayede yeni portre alanında genç kuşak içinde ilgi çeken bir isim olarak yerini alır. 
 
2013 yılında “Yılın Genç Ressamı” seçilen Kadir Akyol, 1984 yılında Mardin’de doğdu. 2008 yılında Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümün’den mezun oldu. 2011 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Ana Sanat Dalı’nda yüksek lisans eğitimini tamamladı. Aynı yıl İspanya’da Universidad De Sevilla Faculttad De Bellas Artes’de ikinci master eğitimine başladı. Akyol halen burada “Hacker Sanatı” isimli tezine devam etmektedir.
 
Kadir Akyol bugüne kadar, on kişisel sergi açtı ve yüzden fazla ulusal ve uluslararası (grup sergisi, bienal, trienal, sempozyum, fuar) etkinliğe katıldı. Ana uygulama mecrası resim olmakla birlikte, Akyol; video, enstalasyon ve performans gibi farklı mecralarda da sanatsal üretimini sürdürmektedir.  

Üzgünüz, bu koleksiyonda ürün yok